30 Mar, 2012

Siz Ne Sanmıştınız?

Google, Microsoft, Facebook…

Üç güzide Amerikan Bilişim Firması ve uygulamaları… Neyi amaçlıyorlar? Bu sayfaya -belkide- Google’dan gelmiş değerli ziyaretçi, şimdiye kadar Google amcaya herhangi bir hizmetinden ötürü tek kuruş para ödedin mi? Ya da Facebook profilinde en sağ bölümde çıkan minik minik reklamlara hiç tıkladın mı? Kullandığın Windows versiyonu özgün lisanslı mı? Bunlardan en az birine “hayır” cevabı veriyorsan sana anlatacaklarım var. Yok yok etik dersi vermeyeceğim. Konumuz bu değil.
Aslında bu konuda bir süredir yazı yazmak istiyordum. Bir Ceviz.Net projesinde kullanılmak üzere bir yazı yazmam istendiğinde uzun uzun hangi konuda yazabileceğimi düşünürken bu konuya karar vermiştim. Geçenlerde blogumda misafir olarak bir blog yazısı yazan arkadaşım D3niz‘in yazısında geçen bir cümle bana bu konuyu tekrar hatırlattı.

Mark’ın gerçekten de büyük amacı dünyayı bir bütün yapmak değil herhalde. Sizce bu mümkün olabilir mi?

diyordu d3niz, Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’ü (zakırbörg okunur zükerberg değil :)) kastederek.
Evet, bu üç büyük güzide internet şirketi hangi uygulamasını, hangi amaçla insanların hizmetine, hem de ücretsiz sunuyor olabilir.
Dileyen bunu bir komplo teorisi olarak değerlendirebilir. Dileyen benim aklıma gelmeyen uygulamalara dikkat çekebilir. Dileyen dikkate alabilir. Tavsiyem ise yazacaklarımı dikkate almanız, bilgisayarınızı ve interneti kullanırken daha dikkatli olmanız.

Google Uygulamaları

Google hakkında söylenecek çok şey var. Birçok hizmeti ücretsiz olan Google amca inanılmaz bir hızla kendini geliştirmeye devam ediyor. Ve biliyor musunuz, Google bunu kendisi yapmıyor. Kendisini kullanan milyonlar (Biz, Siz, Onlar, Herkes) doğal bir süreçle Google’ı geliştiriyor. Faydalandığınız Google’ın geliştiricisisiniz aynı zamanda. Evet Siz…

Misal;

Translate

Birçoğumuzu tembelleştiren Translate… Böyle bir hizmet yokken İngilizce bir metni çatpat İngilizce bilgimizle okumak için zorlardık kendimizi ve İngilizcemizi geliştirirdik. Şimdi ise bu hizmeti kullanıyoruz. Hatta tarayıcıma bir eklenti yükledim. Anlamını bilmediğim İngilizce (ya da herhangi bir dil) bir metni ctrl tuşuna basılı tutarak seçiyorum ve anında Türkçe karşılığını okuyorum.
Bu translate olayının aslı şudur;
Statistical Machine Translation
http://translate.google.com/about/intl/tr_ALL/
This website is dedicated to research in statistical machine translation, i.e. the translation of text from one human language to another by a computer that learned how to translate from vast amounts of translated text.

Translate hizmetinin ilk aşamasında Avrupa Birliği toplantı dökümanlarının kullanıldığını biliyor muydunuz? Bu dökümanlar Avrupa Birliği üyesi her ülke diline birebir çevrilmiş dökümanlardır ve çok çok fazladır. Başlangıç için oldukça iyi bir kaynak oluşturmuştur. Daha sonra ise çok dilli hazırlanmış web siteleri de oldukça yardımcı olmuştur. Bir web sitesinin hem İngilizce hem de Türkçe dil seçeneği varsa Google bunun birebir çeviri olduğunu varsaymıştır. Fazla detaya girmeden, ya birebire çeviri değilse! İşte burada devreye biz değerli kullanıcılar giriyoruz. Tıpkı “Bunu mu demek istediniz?” özelliğindeki gibi çevirinin doğruluğunu o dili konuşan gerçek insana yaptırıyor Google Amca.

Bunu mu demek istediniz?

Google’da bir arama yaptınız fakat bir harf hatası yaptınız. Google amcanın o meşhur sözü karşınıza çıkıyor. “Bunu mu demek istediniz? Bıdı Bıdı” Bunun amacı size kelimeyi doğrulatmak.

Recaptcha

Güvenlik!!! uygulaması ama el yazısı ve okunamayan matbu evrakları en mükemmel yaratık olan insana okutmak. Ve teyidini de yine insana yaptırmak.

Sesle Arama

Ooopss. Google ses tanıma işine girdi. Resimlerde bizi ayırt edebilen Google ve Facebook artık sesimizi de tanımlayıp bizi fişlemeye devam ediyor.

Sesli Arama

Maps(Harita uygulamaları)

Microsoft Yazılımları, Uygulamaları, Web Hizmetleri

Facebook Gizlilik Politikaları

Uzun zamandır taslak halinde bekleyen bu yazımı ne yazık ki halen tamamlayamadım. Bu yarım kalmış yazıyı yayınlamak ne kadar doğru bilmiyorum ama beklemesindense yayınlamayı tercih ettim. Özür dilerim. Yorumlarınızla desteklemenizi dilerim.
Saygılarımla…

You may also like...

1 Response

  1. elyase iskender dedi ki:

    google algoritma değiştirmiş diyorlar pandadan penguene geçmiş.( Artık nesli tükenmekte olan pandaların çoğu bambu ormanlarının yoğun olduğu Çin’in güneybatısındaki sisli, yağmurlu dağ eteklerinde yaşamayı tercih ederler.Penguen, Spheniscidae familyasını oluşturan, uçamayan, dimdik durabilen, perde ayaklı deniz kuşlarıdır. Güney Kutbu,Yeni Zelanda, Avustralya, Güney Amerika, Güney Afrika ve hatta Galapagos kıyılarında yaşarlar.) ne dersin güney kutbuna göç mü var? http://www.cnnturk.com/2009/bilim.teknoloji/bilim/01/28/cin.guney.kutbuna.iyice.yerlesti/510991.0/index.html

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir